Yıllardır yerel ve genel siyaseti yakından takip ederim. Partilerin her türlü rekabetine, sert tartışmalarına ve açık mücadelelerine tanıklık ettim. Ancak son dönemde Bolvadin siyasetinde yaşanan örtülü çekişme, biz gazeteciler açısından işi her zamankinden daha zor bir noktaya taşımış durumda.
Bilindiği üzere AK Parti ile MHP, ülke yönetiminde uzun süredir ittifak hâlinde. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Cumhur İttifakı” adıyla tarif ettiği bu siyasi birliktelik yaklaşık 10 yıldır ayakta ve Ankara’da, yani tepe yönetimde ciddi bir çatlak görülmüyor. Ancak aynı uyumun yerelde sürdüğünü söylemek maalesef mümkün değil.
Yerel siyasete gelindiğinde bu iki parti birbirinin rakibi. Belediye seçimlerinde rakipler, milletvekili seçimlerinde rakipler. Sadece cumhurbaşkanlığı seçiminde tek bir hedef etrafında birleşiliyor. O hedef de çoğu zaman başarıyla sonuçlanıyor. Fakat sahada, yani ilçelerde tablo tamamen farklı.
Bolvadin’de bu rekabet zaman zaman sağlıklı siyasi yarışın sınırlarını aşıyor. Özellikle hükümet yatırımları söz konusu olduğunda, iki partinin yerel yöneticilerinin birbirini gölgelemek adına çeşitli siyasi manevralara başvurduğunu görmek mümkün.
İlçeden yalnızca MHP Milletvekili Mehmet Taytak’ın TBMM’de bulunması, buna karşın iktidarın ana ortağı AK Parti’nin ilçede milletvekili olmaması; diğer yandan ilçe ve beldelerin MHP yönetiminde olması Bolvadin’de şu sorunun yüksek sesle sorulmasına neden oluyor:
“Bu ilçede patron kim?”
Bu belirsizlikten en çok etkilenenlerin başında ise bürokrasi geliyor. İki siyasi yapı arasında sıkışıp kalan kamu yöneticilerinin, “iki arada bir derede” kaldığını söylemek yanlış olmaz.
Yıllardır tamamlanamayan Bolvadin–Çay yolu, Sağlık Meslek Yüksekokulu’nun fakülteye dönüştürülme süreci, yarım kalan hastane inşaatı, hastaneye kadro ve ekipman temini, Gençlik Merkezi, spor salonu ihalesi ve son olarak Bolvadin’in kronik elektrik sorununu çözecek olan trafo merkezi ihalesi…
Bu başlıkların neredeyse tamamında iki taraftan da şu cümleleri duyduk:
“Biz yaptık.”
“Biz başardık.”
Gazeteci için asıl zor olan da tam burası. Bir tarafı yazsanız diğeri rahatsız oluyor. Gerçeği olduğu gibi yazsanız, bu kez alkış bekleyenler huzursuzlanıyor. Oysa vatandaşın gördüğü tablo çok net.
Trafo merkezi iki yıl önce ihale edildi, yarım kaldı. İlçede neredeyse her gün elektrik kesintisi yaşanıyor. Vatandaş bu sürecin uzamasına zaten tepkili. Bir de bu tabloya eşlik eden zafer naralarını dinlemek istemiyor.
Aynı durum hastane inşaatı için de geçerli. İnsanlar “Hastane neden bitmedi?” sorusuna cevap beklerken, kimsenin siyasi böbürlenmeye tahammülü kalmadı.
İş öyle bir noktaya geldi ki, bu durum artık Bolvadin’de espri konusu hâline gelmiş durumda.
Velhasıl; vatandaş için önemli olan hangi partinin kazandığı değil, hangi işin ne zaman tamamlandığıdır. Siyasetçiler alkış yarışındayken, Bolvadin hâlâ yarım kalan projelerin hesabını sormaya devam ediyor.
Buradan açık ve samimi bir tavsiyede bulunmak istiyorum:
Birbirinizle didişmeyi bırakın.
Kimin yaptığıyla uğraşmayı bırakın.
Bir araya gelin.
AK Parti ve MHP’nin ilçe yöneticileri, belediye başkanları, milletvekilleri birlikte Ankara’ya gidin. Aynı masaya oturun. Aynı dosyayı savunun. Aynı cümleyi kurun. Çünkü Bolvadin’in kaybedecek bir günü daha yok.
Vatandaş sizden polemik değil, hizmet bekliyor.
Alkış değil, tamamlanmış projeler bekliyor.
Bolvadin için güç birliği yapmanın tam zamanıdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hidayet Hicazi Doğruyol
Bolvadin Siyasetinde “Patron Kim?” Sorusu
Yıllardır yerel ve genel siyaseti yakından takip ederim. Partilerin her türlü rekabetine, sert tartışmalarına ve açık mücadelelerine tanıklık ettim. Ancak son dönemde Bolvadin siyasetinde yaşanan örtülü çekişme, biz gazeteciler açısından işi her zamankinden daha zor bir noktaya taşımış durumda.
Bilindiği üzere AK Parti ile MHP, ülke yönetiminde uzun süredir ittifak hâlinde. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Cumhur İttifakı” adıyla tarif ettiği bu siyasi birliktelik yaklaşık 10 yıldır ayakta ve Ankara’da, yani tepe yönetimde ciddi bir çatlak görülmüyor. Ancak aynı uyumun yerelde sürdüğünü söylemek maalesef mümkün değil.
Yerel siyasete gelindiğinde bu iki parti birbirinin rakibi. Belediye seçimlerinde rakipler, milletvekili seçimlerinde rakipler. Sadece cumhurbaşkanlığı seçiminde tek bir hedef etrafında birleşiliyor. O hedef de çoğu zaman başarıyla sonuçlanıyor. Fakat sahada, yani ilçelerde tablo tamamen farklı.
Bolvadin’de bu rekabet zaman zaman sağlıklı siyasi yarışın sınırlarını aşıyor. Özellikle hükümet yatırımları söz konusu olduğunda, iki partinin yerel yöneticilerinin birbirini gölgelemek adına çeşitli siyasi manevralara başvurduğunu görmek mümkün.
İlçeden yalnızca MHP Milletvekili Mehmet Taytak’ın TBMM’de bulunması, buna karşın iktidarın ana ortağı AK Parti’nin ilçede milletvekili olmaması; diğer yandan ilçe ve beldelerin MHP yönetiminde olması Bolvadin’de şu sorunun yüksek sesle sorulmasına neden oluyor:
“Bu ilçede patron kim?”
Bu belirsizlikten en çok etkilenenlerin başında ise bürokrasi geliyor. İki siyasi yapı arasında sıkışıp kalan kamu yöneticilerinin, “iki arada bir derede” kaldığını söylemek yanlış olmaz.
Yıllardır tamamlanamayan Bolvadin–Çay yolu, Sağlık Meslek Yüksekokulu’nun fakülteye dönüştürülme süreci, yarım kalan hastane inşaatı, hastaneye kadro ve ekipman temini, Gençlik Merkezi, spor salonu ihalesi ve son olarak Bolvadin’in kronik elektrik sorununu çözecek olan trafo merkezi ihalesi…
Bu başlıkların neredeyse tamamında iki taraftan da şu cümleleri duyduk:
“Biz yaptık.”
“Biz başardık.”
Gazeteci için asıl zor olan da tam burası. Bir tarafı yazsanız diğeri rahatsız oluyor. Gerçeği olduğu gibi yazsanız, bu kez alkış bekleyenler huzursuzlanıyor. Oysa vatandaşın gördüğü tablo çok net.
Trafo merkezi iki yıl önce ihale edildi, yarım kaldı. İlçede neredeyse her gün elektrik kesintisi yaşanıyor. Vatandaş bu sürecin uzamasına zaten tepkili. Bir de bu tabloya eşlik eden zafer naralarını dinlemek istemiyor.
Aynı durum hastane inşaatı için de geçerli. İnsanlar “Hastane neden bitmedi?” sorusuna cevap beklerken, kimsenin siyasi böbürlenmeye tahammülü kalmadı.
İş öyle bir noktaya geldi ki, bu durum artık Bolvadin’de espri konusu hâline gelmiş durumda.
Velhasıl; vatandaş için önemli olan hangi partinin kazandığı değil, hangi işin ne zaman tamamlandığıdır. Siyasetçiler alkış yarışındayken, Bolvadin hâlâ yarım kalan projelerin hesabını sormaya devam ediyor.
Buradan açık ve samimi bir tavsiyede bulunmak istiyorum:
Birbirinizle didişmeyi bırakın.
Kimin yaptığıyla uğraşmayı bırakın.
Bir araya gelin.
AK Parti ve MHP’nin ilçe yöneticileri, belediye başkanları, milletvekilleri birlikte Ankara’ya gidin. Aynı masaya oturun. Aynı dosyayı savunun. Aynı cümleyi kurun. Çünkü Bolvadin’in kaybedecek bir günü daha yok.
Vatandaş sizden polemik değil, hizmet bekliyor.
Alkış değil, tamamlanmış projeler bekliyor.
Bolvadin için güç birliği yapmanın tam zamanıdır.